Konu: Sultan papağanı Hakkında Herşey  (Okunma sayısı 62327 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

29 Aralık 2011, 09:58:52
Serhat BEYAZ


GENEL:

Sultan papağanlarının genel karakterleri sakin ve oyuncudur. Sultanlar insana kısa sürede alışan ve insanla birlikte olmaktan mutluluk duyan bir türdür. Ancak bütün bu olumlu yanlarının yanında ciddi bir güven problemleri de vardır. Özellikle erkek sultanların karşısında ki kişiye güvenmesi bazen zaman alabilir. Bu noktada önemli olan kuşun sizden önce yaşadığı tecrübelerdir. Taşıma sırasında ya da hayatının başka bir bölümünde başka bir insandan zarar görmüş ya da ciddi derecede korkutulmuş bir sultanın insanlara tekrar güvenmesi zaman alırken evde doğmuş ve insanların yanında, elinde büyümüş bir sultanın güvenle ilgili bir problemi olamaz. Aslında konuyu en iyi açıklayan cümle her sultanın bir karakteri olduğudur. Kimisi daha zor eğitilir kimisi daha kolay.

Yeni başlayacak olanlara tavsiyem eğitimi önce tek bir kuşa yapmasıdır. Çünkü çift sultanlar birbirleriyle yakınlaşacakları için insanlarla olan ilişkilerini hep belirli mesafede tutacak ve çok evcilleşmeyeceklerdir. Dolayısıyla çift kuş istiyorsanız bile önce birincisini alıp evcilleştirmek sonra da ikinciyi alıp evcil kuşun yanında evcilleştirmek gerekir. Ayrıca evcilleştirmek için almayı düşündüğünüz kuşu olabildiğince yavru iken almanız size kolaylık sağlayacaktır.

KUŞ İLE TANIŞMA VE GÜVEN SAĞLAMA:Aslında konunun bu noktası hepsinden önemli kısmı. Çünkü bu noktayı evcilleştirme, devamında anlatacaklarımı ise eğitim olarak düşünebiliriz. Önemli ve zor olan kısım kesinlikle evcilleştirmedir. Ancak

şunu belirtmeliyim ki bir çok sultan kendiliğinden evcil olarak evimize gelirken, evcil olmayanlar ise doğru bir yaklaşımla kolaylıkla evcilleştirilebilmektedir. Tabii ki evcil kelimesini de bu noktada biraz açarsak, evcil benim için insandan korkmayan elde omuzda duran anlamına gelir.

Bu önemli konunun en önemli kısmı bence gene önceki konularda bahsedilen bakım ve beslenme koşullarıdır. Bakım koşulları, yani kafesi, kafesin konumu, uyku şartları iyi olmayan ve iyi beslenemeyen kuş hep huysuz olacak ve size güvenemeyecektir. Bu sebeptendir ki ilk önce kuşlarımıza doğru ortamı kurmalı ve sağlıklı bir beslenme programı ile onları zinde ve güçlü tutmalıyız.

Bu bilgilerin ışığında eve yeni gelen bir kuş ile konumuzu sürdürürsek ilk önce öğrenmemiz gereken şey sabırlı olmamız gerektiğidir. Ancak sabırlı davranırsak kuşun güvenini kazanabiliriz. Bunun içinde evcilleştirme sürecinin akışını kuşa bırakmalıyız. Eve ilk gelen kuşu önceden hazırlanmış kafesine koymalı ve kuşunuzun sesi çıkana, çevresini seyretmeye başlayana ve tepkiler vermeye başlayana kadar yalnız bırakmalıyız. Günler boyunca sadece yemini ve suyunu koymalı ve değişik mesafelerden kuşunuzla yumuşak bir ses tonuyla konuşmalısınız. Bu hareketleri ilk günlerde siz kafese yem koyarken korkan ve çırpınan kuş siz geldiğinizde çırpınmak yerine sadece kenara çekilir duruma gelene, siz kafese yaklaşınca kafesin sizin bulunduğunuz tarafına gelene kadar devam ettirmelisiniz.

Bir süre sonra, ki bu süre bazı kuşlarda birkaç gün bazı kuşlarda ise birkaç ay sürer, artık kuşunuzun size güvendiğini görecek ve hissedeceksiniz. O dönemde artık ileri doğru adımlar atabilirsiniz.

Bu ilk günlerde yapılması asla tavsiye edilmeyen bazı davranışlar vardır. Bunlar;

- Papağanınızın yanında ani hareketler yapmaktan kaçının,

- Papağanınızı evin içine salmayın,

- Acele ile kuşun size alışması konusunda zorlamayın,

- Kafesin içine sadece yem su değiştirmek için elinizi sokun,

- Dinlenme zamanlarında kuşunuzu rahatsız etmeyin.

ELE ALMA, ELDEN BESLEME:Kuşunuz size ve ortama uyum sağladıktan sonra artık hem evcilleştirme sürecini tamamlamak hem de eğitime başlamak adına onunla daha da yakınlaşabilirsiniz. Bunun ilk adımı olarak kuşunuzun

elinizden yem yemesini ve elinize çıkmasını sağlamalısınız.

Bu eğitimi alabilecek duruma gelmiş bir sultana ilk önce kafesin dışından tellerin arasından bazı yiyecekler ikram etmeli ve hareket etmeden gelip yemesini beklemelisiniz. Bu biraz zaman alsa da mutlaka gelecektir. Burada en sevdiği yiyeceği vermeye özen gösterin ki çok daha kolay ikna olsun. Ancak sakın papağanınızı aç bırakmayın. Kafesin dışından yaptığınız ikramları kabul eden kuşunuza bir kaç gün bu şekilde yakınlaşmaya devam edin. Artık elinizde gördüğü şeyi ister duruma gelince yavaşça kapısını açarak elinizi yem ile beraber içeri sokun ve ikramı kafes içinden yapın. Bu işlem sırasında ilk anda elinizi tamamen içeri sokup kuşunuzu ürkütmemeye özen gösterin. Bu şekilde bir kaç gün kuşunuzu besleyip artık elinizden korkmadığından emin olunca yemi sol elinize alınız ve ilk önce sağ elinizi kafese sokup göğsüne paralel olarak yaklaştırınız. Daha sonra diğer elinizde ki yemi de kafese sokunuz ama kuşunuz parmağınıza çıkmadan erişemeyeceği yerde tutunuz. Kuşunuz yemi almak için parmağınıza çıkacaktır. Bu şekilde kuşunuzu bir kaç gün elinizi içeri sokar sokmaz üzerine çıkar duruma gelene kadar besleyin. Artık kuşunuz parmağınıza çıkar duruma geldi. Bu noktadan sonra elinizden yem alan ve parmağınıza çıkan kuşunuzu ani hareketlerle ürkütmemeniz önemlidir. Çünkü sultanlar akıllı canlılardır ve güveninizi kaybedebilir ve eğitimde gerileyebilirler.

KAFES DIŞINDA YAŞAM:

Kuşunuz parmağınıza gelir duruma gelince parmağınızı kafese sokarak kuşunuzu kafesin dışına alınız ve kafesten uzaklaştırmadan, kafesin hemen kapısının önünde besleyiniz. Bu şekilde beslenme devam ederken kuşunuzu kafesin üzerine bırakabilirsiniz. Kuşunuz kafesin üzerindeyken de beslemeye devam edin. Kuşunuz ilk anlarda kafes dışında ürkek olacaktır, bu gayet doğaldır üzerine gitmeyin ve kuşunuzu asla uçmaya zorlamayın. O kendisine güvenince uçmaya başlayacaktır.

Kafesin dışında beslediğiniz kuşunuzu gözlemleyerek kafesin üzerinde bırakabilir ve uzaklaşabilirsiniz. Ancak kuşunuzu kafesten ilk anda sizinle birlikte uzaklaştırmayın. Bir süre sonra kuşunuz kafesin çevresini tanımaya, dolaşmaya ve uçmaya başlayacaktır. Kuşunuz ilk uçma denemelerinde biraz saha sola çarpabilir. Bu durumda kuşunuzu parmağınıza alınız ve sakinleştirerek tekrar kafesinin üzerine ya da içine koyunuz. Bir süre sonra kuşunuz kafesten uzaklaşmaya alışacaktır. Bu noktadan sonra sizde kuşunuzu parmağınızda kafesinden uzaklaştırabilirsiniz.

Kuşunuz ilk günlerde kafese girmekte de zorluk yaşayacaktır. Onu parmağınızla kafese sokarak yardımcı olun. Ve bir önemli tavsiye ilk günlerde kuşunuzu kafese koyar koymaz üzerine kapıyı kapatmayın. Bu durumda kuşunuz serbest dolaşırken size gelmeyi reddedecek ve kafese girmek istemeyecektir. Çünkü size her geldiğinde kafese kilitlendiğini öğrenecektir. Kuşunuzu kafese koyduktan sonra bir süre kapısını açık bırakın, kuşunuz istediği zaman tekrar çıkabileceğini öğreneceği için kafese girmekte zorluk çıkartmayacaktır.

KAFA KAŞIMA VE DOKUNMA İZİNLERİ:Bu konuya başlamadan önce mutlaka belirtmeliyim ki bazı kuşlar ne kadar evcilleşirlerse evcilleşsinler hiçbir zaman elde tutulmayı kabul etmeyebilir ve hatta kafasına bile dokunulmasına izin vermeyebilirler. Buna kuşunuzun önceden yaşadığı kötü tecrübeler ve hepsinden önemlisi yavruluk döneminde yeteri kadar ele alınmaması sebep olur. Bu durumda ki kuşa mutlaka zaman tanınmalıdır. Ancak normal şartlarda ele gelen, sizden yem kabul eden bir kuş kısa sürede kendine dokunulmasına izin verir. Hatta kısa bir süre sonra kendini kaşıtmaya sizin yanınıza gelir.Bu eğitim sırasında da kuşu sakin tutmak için gene yem kullanacağız. Kuşunuzu kafesin üzerinde ya da benzeri bir yerde elinizle beslerken diğer elinizin sadece bir parmağıyla yavaş yavaş ve kuşa göstererek kuşunuzun kanat kısmına ayaklarına dokunun ve okşayın. Burada kritik nokta kuşunuzun ilk andan itibaren kendisine dokunmaya gelen parmağı görmesidir. Eğer kuş sizin kendisine dokunmak üzere olduğunuzu bilmez ve aniden elinizi görürse bundan ürküp kaçabilir. Bu şekilde küçük küçük başlayan dokunuşlar her seferinde daha yukarı noktalara kafaya doğru ilerler. Bir süre sonra kafasını ve sırtını bütün elinizle kaşımanıza bile izin verecektir. Ancak burada da gene önemli olan sabırlı olmanızdır. Eğer kuşunuz bazen geri çekilir istemezse kendisine dokunulmasını sakın zorlamayın ve bu işi daha sonraya erteleyin.

SES TEKRARI:Sultan papağanı türü kuşların dişileri ve erkeklerinin arasında ki en belirgin fark çıkarttıkları seslerdir. Dişi sultanlar sadece CURK CURK diye tek ton ve tek sıra olarak ses çıkartırlar. Erkek sultanlar ise birkaç kelime konuşabilir ve çok değişik müzikleri, kapı zillerini, araba alarmlarını ezberleyip birebir aynı şekilde çalabilirler. Ancak erkeklerin de bu sesleri bir yaş civarında çıkartmaya başlayacaklarının altını çizmek isterim. Dolayısıyla belirli sesleri kuşunuza öğretmeniz ve onun tekrar etmesini sağlamanız için kuşunuzun erkek ve en az bir yaş civarında olması gerekmektedir.

Kuşlara kelime öğretmenin, şarkı öğretmenin bir çok yolu vardır. Ancak bence sultan papağanlar için en geçerli ve hızlı yol benim bir kelime bir ıslık diye adlandırdığım yoldur. Bu yolda kuşunuza kısa sürede birkaç kelime öğretebilirsiniz.

Bu yöntemin temelinde kuşunuza aynı anda bir al-ver öğretmeniz vardır. Şöyle ki kuşunuza her seferinde, severken, seslenirken, yanına gittiğinizde aynı kelime ve aynı ıslıkla seslenmelisiniz. Örneğin “gümüüüş hu huuuu hu” bu şekilde sürekli olarak kuşunuza seslenirken bir gün siz “gümüüüüş” dediğinizde kuşunuz sizden önce “hu huuuu hu” yu yapacaktır. Bu noktadan sonra artık bir al-ver başlamış olur. Siz ilk kelimeyi söylediğinizde kuşunuz ıslık bölümünü yaparken siz ıslık bölümünü yaptığınızda da kuşunuz kelime bölümünü yapacaktır.

Aynı yöntemle başka kelime ve ıslıklar öğretebileceğiniz gibi, aynı zaman da uzun şarkıları da parça parça öğretebilirsiniz.

alıntı: http://www.sultanpapaganlari.com

http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-evcillestirme-ve-egitim.html
« Son Düzenleme: 27 Mart 2012, 17:10:26 Gönderen: Hasan Arda SAĞLAM »

Google Reklamları

29 Aralık 2011, 10:00:33
Serhat BEYAZ
GENEL:

Genel olarak Sultan Papağanları diğer bütün kuş türlerinden daha fazla olarak davranış birliği gösterirler. Yani büyük bir çoğunluğu aynı davranışlar ile aynı şeyleri anlatırlar. Bu benzeşmenin temel nedeni sanıyorum sürüler halinde yaşayan ve sosyal kuşlar olmalıdır. Birbirlerini seyrederek ve iletişim kurarak birbirlerinden her şeyi öğrenebilirler. Bende kitabın bu bölümünde belli başlı Sultan Papağanı davranışlarının anlamlarını açıklamaya çalışacağım.

DAVRANIŞLAR VE ANLAMLARI:

Gaga gıcırdatma

Sultan Papağanlarının alt gagalarını sağa ve sola doğru hareket ettirerek çıkarttıkları bir sestir. Sadece Sultan Papağanlarının yapabildiği bu hareketin anlamı her şeyin yolunda gittiğidir. Mutlu olan Sultan Papağanları genelde uyku öncesi bu sesi çıkartırlar. Bu sesi duyduğunuz zaman kuşunuzu rahatsız etmemelisiniz.

Kendi adını tekrarlama

Sultan Papağanları erkekleri birkaç kelime de olsa konuşabilirler. Ve bu kelimelerden bir tanesi genelde kendi isimleri olur. Eğer kuşunuz durup dururken kendi adını tekrar etmeye başlarsa bilin ki sizin onunla ilgilenmenizi, konuşmanızı, sevmenizi ve eğer serbest bırakıyorsanız kapısını açmanızı istiyordur.

Yemlikleri yerinden çıkartma

Kuşunuz ısrarla yemliklerini yerinden çıkartmaya çalışıyor ve onlarla uğraşıyorsa sizi kafesin yakınına getirmeye çalışıyor demektir. Ya canı sıkılmıştır ya da bir ihtiyacı vardır.

Kafes içinde kanat çırpma

Sultan Papağanları uçucu tür bir kuştur. Doğal ortamlarında günün uzun saatlerinde uçarlar. Kafes ortamında bu imkanı bulamayan kuşların kanatlarında uyuşma ve kan birikimi olur. Bu durum kuşa ağrı verir ve kuşta bu durumdan kurtulmak için kafes içinde çırpınmaya başlar. Eğer imkanınız varsa kuşunuz bu kadar sıkılmadan evin içinde uçmasına izin verin.

Çığlık atma

Kuşlar bulundukları ortamdan rahatsız olduklarında düz ve yüksek çığlıklar atarlar. Bu herhangi bir şey olabilir. Bu durumda kuşunuzun problemini bulup çözmeniz gerekmektedir.

Kanatlarını açarak tıslama

Sultan papağanlarının korunma güdüsü ile yaptıkları bir harekettir. Her ne zaman bu hareketi yapıyorsa biliniz ki kuşunuz korkuyor ve korunması gerektiğini düşünüyor.

Gaga vurma

Erkek Sultan Papağanları çiftleşme isteğini belirmek için bazen kafes tellerine veya yuvalığın iç duvarlarına gagalarını vururlar.

Yüksek alçak ötüşler

Gene erkek Sultan Papağanlarının çiftleşme öncesi yaptığı kurdur. Dişi bu sesle mest olur ve çiftleşmeyi kabul eder.

Çift kuşlarda ayak ısırma

Sadece dişi Sultan Papağanlarının yaptığı bir harekettir. Erkeğinin ayağını çok hafif ısırırlar ve öne doğru uzanarak çiftleşme pozisyonu alırlar. Yani bir çiftleşme isteği hareketidir. Tek yaşayan dişi sultanlar bu hareketin ayak ısırma bölümünü geçerek direk öne uzanır ve kanatlarını yana düşürerek çiftleşmeyi beklerler.

Yukarı doğru uzanarak gaga açma

Doğal bir harekettir ve kursağını boşaltmak için yaparlar. Normal şartlarda çok fazla yapmaması gerekir. Eğer çok fazla yapıyorsa, kuş kumunun kalitesini kontrol edin ve miktarını arttırın.

Kaşınma

Doğal bir harekettir. Uyku öncesi düzenli olarak yaparlar. Kuşunuzu rahatsız etmeyin.

Ayak Toplama

Sultan Papağanları 25 derece ısının altında ki sıcaklıklarda üşürler. Ve ayaklarında tüy olmaması sebebiyle de ilk önce ayaklarından üşürler. Ayrıca ayak damarlarının kan dolaşımında önemli bir rol oynamasından da dolayı kuşlar üşüdükleri anlarda ayaklarını içlerine toplayarak ayaklarını ısıtmaya çalışırlar. Bu durum sık olmaz ise normal kabul edilse bile oda sıcaklığını kontrol etmekte yarar vardır.alıntı: http://www.sultanpapaganlari.com

http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-sultan-papagani-davranislari.html

29 Aralık 2011, 10:01:02
    Çevrimdışı
  • *
  • Yaş: 38
  • İleti: 3444


 Serhat bey paylaşımlar için teşekkür ederiz.


29 Aralık 2011, 10:04:32
Serhat BEYAZ
Normal Gri
Sultan türünün doğal yaşamda en çok karşılaşılan ve doğal rengi olarak tabir edilen şeklidir. Bu türde vücudun tamamı koyu gri tüylerle kaplıdır, kanatlarda simetrik şekilde beyaz barlar vardır. Gaga ve tırnakların bir bölümünde siyah lekeler görülür. Yanakları pembe beneklidir. İlk tüy değişimine kadar tamamının yüzleri vücutları ile aynı renktir. İlk tüy değişimde erkeklerin yüzü sarıya döner, dişilerin ise gri olarak kalır.




CinnamonSultan papağanının bu türü, Normal gri ile aynı şekildedir. Sadece gri kısımlar daha açık renkte, kahverengiye doğru çalar ve ayak ile gagada ki siyahlık çok az olur ya da hiç olmaz. Erkeğin suratı Normal Gri de olduğu gibi ilk tüy değişimde sarıya döner dişilerde ise gri olarak kalır.




Lutino
Sultanların beğenilen türlerinden birisidir. Vücutlarında sarı ve beyazdan başka renk olmaz. Tamamen sarı ya da tamamen beyaz olabilecekleri gibi yarı yarıya da olabilirler. Ancak ne olursa olsun yanaklarında turuncu benekleri vardır. Dişi ile erkeği birbirinden ayırtmak çok güçtür. Dişilerin kanatlarının altındaki tüylerde açık renk barlar olur ancak bazı çok açık renk tüylere sahip kuşlarda bu barların görülememesi sebebiyle cinsiyet tahmininde hatalar yapılır. Bazı Lutinolar kırmızı gözlere sahiptir. Lutino ile White Face çiftleşmesinden Albino (tamamen beyaz) yavrular elde
edildiği için üreticiler tarafından tercih edilen bir türdür.




Pearl
Bu sultan türü diğer hiç bir türde olmayan bir gene sahiptir. Bu gen sayesinde bir tüyde iki renk barındırabilirler. Değişik oranlarda Pearling özelliği bulunduran türleri vardır. Özellikle değişik mutasyonlardan değişik göğüs renkleri ortaya çıkar. Ancak ortak nokta sırt ve kanatlarda ki kırçıllı tüylerdir. Bu tüyler ilk tüy değişiminde erkeklerde kaybolur. Erkek Pearl sultanları genelde Cinnamon veya Normal gri ile karıştırılırlar, ancak bu kuşlara dikkatli bakılırsa bütün kırçıllı tüylerini kaybetmedikleri görülür. Özellikle kuyruk altında ve ensede Pearl tüyler kalır. Dişi Pearller ise hayatlarının tamamını kırçıllı olarak sürdürürler.



Pied
Bu tür aslında Cinnamon ile Lutino melezidir. Ancak çok sık rastlandığı için artık bir tür olarak kabul görmüştür. Lutinolar gibi sarıdan beyaza değişik tonlar taşımasının yanı sıra kanatlarında simetrik şekilde gri tüyler vardır. Gri tüylerin miktarı ve şekli değişiklik göstermektedir. Dışarıdan gözle cinsiyet tahmini imkansızdır.




Silver
Bu sultan türü de Normal Griden türemiş bir alt türdür aslında. Ancak bu türde artık çok fazla vardır. Türün tamamında kafa sarı vücut en acık tondan gridir. Ayaklar ve gaga pembedir ve siyah leke barındırmaz. Dişilerinin kanat tüylerinin altında sarı barlar vardır.

White Face
Bu tür sultanlar suratında turuncu benek taşımayan tek türdür. Bu türün bütün vücudu gri tüyler ile kaplıdır. Erkeklerinde ilk tüy dökümünden sonra beyaz bir surat belirir. Dişilerinde ise suratta gridir. Ancak hiç bir şekilde turuncu yanakları olmaz.


Albino
White Face ile Lutino çiftleşmesinin ikinci mutasyonudur. Tamamen beyaz, gözleri ise kırmızıdır ve renk ayrımı ile cinsiyet tahmini şansı yoktur. Az rastlanan değerli bir türdür.


Silver White Face
Tartışılmaz en değerli ve nadir görülen türdür. Albino ile Silver mutasyonlarının ikinci kademe mutasyonudur ki her yavrunun bu şekilde olma garantisi yoktur. Oldukça az rastlanır ve renkten cinsiyet tahmini yapılamaz.



Alıntı: http://www.sultanpapaganlari.com
http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-sultan-papagani-mutasyonlari.html

29 Aralık 2011, 10:19:06
    Çevrimdışı
  • *
  • Yaş: 28
  • İleti: 1499
  • Www.KuluckaDunyasi.Com
olması gereken bir paylaşımdı. Teşekkür ederiz
Malawi Akvaryumu

İKAMET :Kastamonu
MAİL :m.ali.temel_@hotmail.com
İLETİŞİM : 0542 617 63 59

29 Aralık 2011, 10:27:41
    Çevrimdışı
  • *
  • Yaş: 28
  • İleti: 1499
  • Www.KuluckaDunyasi.Com
bende ilk evcilime lutino cınsi sultanla başlamştm. Teskkur edrm paylaşm içın
Malawi Akvaryumu

İKAMET :Kastamonu
MAİL :m.ali.temel_@hotmail.com
İLETİŞİM : 0542 617 63 59

02 Ocak 2012, 09:45:04
Serhat BEYAZ
GENEL:
Bütün diğer ev hayvanları gibi Sultan Papağanları da yaşadıkları koşullara bağlı olarak daha sağlıklı, mutlu ve akıllı olurlar ya da olmazlar. Öyle ki, iyi koşullarda bakılan ve bu dönemde konuşan bir sultan papağanı kötü koşullu başka bir eve geldiği zaman hiç konuşmayan hareket etmeyen bir yapıya bürünebilir. Dolayısıyla kuşumuzdan ya da kuşlarımızdan bazı beklentilerimiz olmasından önce onlara ne verdiğimize tekrar bir bakmalıyız.
KAFES ŞEKLİ, ÖLÇÜLERİ, İÇ DİZAYNI VE KONUMU:
Kuşlarımızın sağlığı ve mutlu yaşamalarının temel şartı kafeslerinin doğru konumlandırılmış ve doğru düzenlenmiş olmasıdır. Sultan papağanları dışa dönük ve insana yakın olmayı seven papağanlardır. Bu sebeptendir ki papağanımızın kafesi kesinlikle günümüzü en çok geçirdiğimiz odada olmalıdır. Bu oda içinde ki konumunu seçerken ise direk cam önünden ve cereyanda kalacağı bir noktadan kuşumuzu korumalıyız. Bu noktada yaşadığımız odanın en iyi konumunu seçmeli, kuşumuzu oraya koymalı ve mümkünse bir daha yerini değiştirmemeliyiz.
Kuşumuzun kafesini seçerken ise kare bir kafes tercih etmeliyiz. Kare kafeslerde kuşlar çok daha fazla yaşam alanı bulurlar. Ayrıca yuvarlak kafeslerde kuşların uzun olan kanat ve kuyruk tüyleri kısa sürede zarar görmektedir. Kafesin ölçüsü ise tek bir sultan için en az 30cmx30cmx30cm ve çift için 50cmx50cmx50cm olmalıdır. Tellerin yerleştiriliş şekli ise ön ve arkada dikine yanlarda ise yataylamasına olması en sağlıklısıdır. Ayrıca kafesin alt kısmını yani pisliklerin düştüğü bölümü kuştan ayırtan bir tel mutlaka olmalı ve bu bölüm çekmeceli sürgü ile kafes hareket ettirilmeden temizlenebilmelidir. Ayrıca çift besleyeceğiniz kuşlar için alınan kafeslerde de en az 3 kapı olması çok önemlidir. Kafesin boyası ise mutlaka statik boya olmalıdır ki kuşunuz kemirerek bu boyayı çıkartamasın. Sultan Papağanları için uygun olan tel aralığı ise 1.2cm dir. Bunların hepsi ilk bakıldığında detay gibi görünse de kuşunuzun sağlığı, eğitilebilirliği, oyunculuğu ve hareketliliği hep bu detaylara bağlıdır.
Kuşumuzun kafesinin içine gelirsek, Sultan papağanlarının çok hareketli bir tür olduğunu göz önüne alarak kafesi olabildiğince büyük almalıyız ki hem kuşumuza hareket alanı bırakabilelim hem de bütün ihtiyaçlarını kafese bir kerede koyabilelim. Kuşumuzun kafes içi ihtiyaçlarını kısaca sıralarsak;
-Değişik kalınlıklarda ve açılarda ağaç tünekler,
-Mineral Taşı,
-Yemlikler,
-Suluk,
-Meyve ve Sebze için mandal,
ve bir kaç ağaç oyuncak mutlaka kafesin içinde olmalıdır. Ayna, plastik veya metal oyuncaklar kafese konulmamalıdır ki bu tarz oyuncaklar kuşunuzu yaralayabilir.
ISI, NEM VE IŞIK AYARLARI:
Sultan papağanları Avustralya kökenli sıcak iklim papağanlarıdır, ancak asla tropikal ortam canlısı değillerdir. Dolayısıyla sürekli yüksek ısıda ve nemde yaşamaları sultan papağanları için pek hoş bir durum değildir. Genel ısı değeri olarak oda sıcaklığı dediğimiz en az 25 derece en fazla 30 derece sıcakta gayet mutlu olurlar. En sevdikleri ısı derecesi kesinlikle 27 derecedir ki bahar aylarında bu ısıda çiftleşip yavru yaparlar. Nem ise en az ısı kadar önemlidir. Nem değerinin her zaman %55 ler civarında olması en sağlıklısıdır. Fazla nem kuşta mantar hastalığına sebep olurken sürekli kuru hava da yaşayan kuş ise bir süre sonra fiziksel gücünü kaybeder ve hareketsizleşir, durgunlaşır. Isı değerini ölçmek gibi nem değerini de ölçmek oldukça basittir. Alınması gereken alet hem nemi hem de ısıyı gösteren dijital bir ölçerdir. Işık konusu ise değişiklik gösterir. Eğer kuşunuzun normal mevsim şartlarını bilmesini ve buna uygun yaşamasını isterseniz ışık için özel bir şey yapmanıza gerek yok. Normal aydınlanma süreleri yeterli gelecektir. Ancak kuşunuza kışın bahar ortamı yaratıp yavru almak isterseniz kuşun ışık alma süresini gün ışığı veren ampul ile uzatmalı ve günlük 14 saat civarlarında tutmalısınız.
Diğer dikkat etmeniz gereken konuların başında ise kuşun ani ısı değişimlerinden ve rüzgarda kalmasından korunması gerekliliğidir. Bu durumlara asla izin verilmemeli. Çünkü sultan papağanlarının bu iki duruma da toleransı oldukça düşüktür ve kolaylıkla hastalanırlar.
Bahar ve yaz aylarında ise kuşunuzu balkon ya da bahçeye çıkartmanız oldukça yararlıdır. Kuş hem temiz hava alır hem de güneşten yararlanır. Ancak gene dikkat edilmesi gereken iki şey vardır. Birincisi kuşunuza direk ve sert rüzgar çarpmamalı, ikincisi ise kuşunuz direk güneşin altında kalmamalıdır.
UYKU DÜZENİ:
Sultan Papağanları biraz da çocuklar gibidir. Aşırı aktivite meraklısı olmalarından dolayı siz onları kafeslerine koyup dinlenmeye bırakmadığınız, uyumaları için gerekli ışık ve ses ayarını yapmadığınız sürece uyanık kalmaya çalışacaklardır. Bu sebeptendir ki kuşumuzun uyku saati geldiğinde onun uyuması için gerekli düzenlemeleri yapmalıyız. Genel olarak Sultan papağanları için kesintisiz 8 saat gece uykusu ve gündüz şekerlemeleri gerekmektedir. Ancak bu 8 saatlik gece uykusu hesaplanırken uyanma vaktini kendi uyanma vaktinizle hesaplamamalı güneşin doğuş saatiyle hesaplamalısınız. Çünkü Sultan Papağanlar diğer bütün kuşlar gibi sabah güneşiyle beraber uyanacaklardır. Dolayısıyla örneğin sabah 06:00 da gün doğumu olan bir akşamda kuşunuzun en geç 22:00 de uyuması gerekmektedir. Gündüz şekerlemelerini ise kendisi ayarlayıp uyuklayacaktır. Genelde yemek ertesine denk gelecek bu şekerlemelerde kuş rahatsız edilmemelidir.
TEMİZLİK BİLGİLERİ:
Bu konuyu 3 e bölebiliriz,
Malzemelerin Temizliği
Kuşumuzu içine koyacağımız kafes, tünekler, yemlikler ve her şey ilk kullanımdan önce yüksek ısıda yıkanmalı ve temizlenmelidir. Çünkü petshoplarda ki mikrop ve bakteriler bu malzemeler ile kolaylıkla evimize gelebilir. Bu ilk temizliğin yanında kuşumuzun yemlik ve suluklarını her gün yeniden doldurmalı ve doldururken de mutlaka yıkamalıyız. Özellikle suluk her gün güzelce yıkanmalıdır ki içi yosun tutmasın. Ayrıca hafta da 1 veya 2 kerede kafesin altı ve tünekler temizlenmelidir.
Çevrenin Temizliği
Sultan Papağanlarının tüy yapısı 2 katmandan oluşur. Bunlardan birinci katman dışarıdan da görünen renkli ve büyük tüylerdir. Bu tüyler dökülürken bir problem yaratmazlar, çünkü kısa süreli ve belirgin olarak dökülürler. İkinci katman ise bu türlerin altında olan beyaz pelüş tüylerdir. Bu tüyler bazı dönemlerde fazla bazı dönemlerde az da olsa sürekli olarak dökülürler. Ve küçük olmalarından dolayı kafesin dışına uçup odaya yayılabilirler. Bu çevresel bir kirlilik yaratacaktır. Özellikle kendi tüylerini düzelttikten sonra silkindiğinde üzerinden bolca bu tüylerden çıkabilir. Bu önlenemez bir durumdur. Bu tüyleri evden temizlemenin en kesin ve kısa yolu su filtreli elektrik süpürgeleridir. Normal süpürge bu tozları bazen tutamayabilmektedir.
Kuşun Temizliği
Sultan papağanlarının tüy temizliği oldukça basit ancak önemlidir. Sultan papağanları temizlik işlerini aslında kendileri her gün yaparlar. Biz sahiplerinin yapması gereken ise sıcak yaz günlerinde her gün, kışın ise hafta da bir veya iki kere çiçek ıslatma spreyiyle kuşlarımızı birazcık ıslatmaktır. Bu ıslatma işini ılık su ile günün ortasında ya da sabah yapmamız kuşumuzun sağlığı için iyi olacaktır. Üzerine 4-5 kere su sıktığımız kuş, bu su ile bütün tüy temizliğini yapacaktır. Burada dikkat etmemiz gereken şey bu ıslatma işini kuşun uykusu öncesi yapmamamız ve kuşu, ıslandıktan sonra sıcak bir odada bulundurmamızdır.
Sultan papağanlarının tırnaklarının ve gagalarının bir dış müdahale ile temizlenmesi ya da kesilmesi söz konusu değildir. Doğru kalınlıkta ki (kalorifer borusukalınlığında) ve ağaçtan tüneklerde kuşlar hem gagalarını hem de tırnaklarını temizler ve kısaltırlar.
alıntı: http://www.sultanpapaganlari.com
http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-sultan-papagani-bakimi.html

02 Ocak 2012, 10:00:12
    Çevrimdışı
  • *
  • Yaş: 38
  • İleti: 3444


 Serhat bey siz de Sultan papağanı üretiyormusunuz. Bazen arkadaşlar benden istedikleri oluyor. Diyorum pet shoptan alın. Diyorlarki ille de üreticiden isteriz. Pet shoplardakilere güvenmiyoruz.


02 Ocak 2012, 10:05:00
Serhat BEYAZ
Hobi amaclı üretim yapıyorum... Yani zaten cıkan yavrularım eşe dosta anca zor yetişiyor :)
Ama sitemizde bulunan üreticilerde temiz Kuşlar var ilyas bey..

02 Ocak 2012, 10:07:44
Serhat BEYAZ
GENEL:
Bir çok kuş severin en ilgisini çeken ve kişiyi heyecanlandıran konusudur ev içinde üretim. Bu doğa harikası olaya şahitlik eden şanslı kişilerden olmak için ilk önce altını çizmek istediğim konu, kitabın önceki konularının iyi okunmuş, anlaşılmış ve uygulanmış olması gerekliliğidir. Çünkü kuşlarınızın sağlık durumu, yaşam koşulları ve beslenme şekilleri doğru olmadığı sürece üretim konusunda yapmanız gerekenleri yapsanız bile yavru alma şansınızın az olduğunu tekrar belirtmek isterim. Ayrıca özel durumlar hariç eve yeni gelmiş bir kuş veya kuşlardan ya da yeni bir araya konmuş çiftlerden 3 aydan önce yumurta, yavru beklemek biraz sabırsızlık olacaktır. Dolayısıyla iyi şartlar ve bakımla geçen 3 aylık süre konunun devamı için aslında ön şarttır. Ben bu noktadan sonra sizlerin önceki konularda yazılanları uyguladığınız varsayımı altında konuya devam edeceğim.
EŞ SEÇİMİ VE ÇİFTLEŞTİRME KOŞULLARI: http://www.sultanpapaganlari.com
Sultan papağanlarının genel karakterlerinde tek eşlilik vardır. Bu göz önüne alındığında kuşunuza bir eş seçerken dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Çünkü kuşlar birbirlerini çift olarak kabul ettikleri zaman bu kuşları ayırmanız oldukça üzücü sonuçlar doğurabilir. İkinci önemli konu ise cinsiyeti doğru anlamaktır. Birçok çiftleştirme çabası sırf bu sebepten dolayı sonuç vermemektedir. Cinsiyet ayrımı konusunda kitapta yazılanları dikkatlice okumanızı tavsiye eder ve eğer henüz acemilik dönemindeyseniz tüy renginden cinsiyeti kolay ayrılan mutasyonları tercih etmenizin sizi bu problemden kurtaracağını da hatırlatırım.
Yukarıda ki konular dikkate alınarak aldığınız yeni kuş eve geldiğinde çiftlerin birbirleriyle tanıştırılmadan önce yeni gelen papağanın en az 30 gün karantina altında tutulmasında yarar vardır. Bu süre içerisinde hareketliliği, yem yemesi, dışkısı, nefes alış-verişi, gözlerinin parlaklığı gibi etmenler dikkatle gözlenmelidir. Herhangi bir sağlık sorunu olmadığına kanaat getirilirse papağanlar ilk olarak ayrı kafeslerde, birbirinden mümkün olduğu kadar uzak mesafede, ancak aynı odada birkaç gün tutulmalıdır. Bu mesafe gün geçtikçe azaltılarak 10 gün sonunda kafes tellerinin arasından birbirleriyle temas edebilecek şekilde yan yana getirilmelidirler. Bu süre içerisinde çiftler rahatsız edilmeden dikkatlice gözlenmelidirler. Agresif davranışlar tespit edilirse ve bunda belli bir süre boyunca herhangi bir azalma tespit edilemezse çiftlerin uyumsuz olduğuna kanaat getirilip başka bir eş denenmelidir. Eğer çiftler birbirleriyle ötüşerek  diyalog kuruyorsa tellerin arasından birbirlerine yaklaşıyorlarsa bunlar çiftlerin uyum sağladığını gösterir ve ikinci aşamaya geçilebilir. İkinci aşamada papağanlar aynı kafes içerisine konulmalıdır. Kafes büyüklükleri en az 50cm*50cm*50cm olmalıdır. Kuşlar aynı kafese girdikten sonra bir hafta süre ile dikkatlice gözlenmelilerdir. Çünkü bazen birbirlerine zarar verici saldırılar olabilmektedir. Böyle bir durumda çiftler mutlaka ayrılmalılardır. Ancak bazı ufak yemlik, suluk ya da tünek itişmeleri çok ciddiye alınmamalıdır. Bu problemlerde aşıldıktan sonra artık elinizde eş sultanlarınız var demektir. Eş sultanlar resimde de görüldüğü üzere genel olarak yan yana durur birbirlerinin tüylerini düzeltirler. Erkek kuş dişiyi sizden korumaya çalışırken dişi korktuğu zaman erkeğin arkasına kaçar. Sultanlarınız çiftleşmeye ve yumurtlamaya başlamadan önce kafesinizin de yavru almak için uygun bir kafes olduğundan emin olmalısınız. Yavru almak için uygun kafes ölçüleri yukarıda da belirtildiği üzere en az 50cm*50cm*50cm civarlarında olmalıdır. Bu kafesin en az 3 farklı kapısı olmalı ve kafesiniz, kafesi yerinden hareket ettirmeden zemin temizliğini yapmanıza olanak tanıyacak çekmeceli bir sisteme sahip olmalıdır.Yuvalığın içinde uygun bir tünek mutlaka bulunmalı ve yuvalığın zemini 1 parmak kadar çam talaşıyla kaplanmalıdır. Bu talaşı marangozlardan almanız çok tehlikeli olabilir. Kuşlarınızın sağlığı için bu talaşı Hamsterlar için üretilen zemin talaşından kullanmalısınız. Bu kafes özellikleri ve yuvalığınızı da hazır ettikten sonra artık sonraki adımlara geçebilirsiniz ÇİFTLEŞME VE YUMURTLAMA:
Bu safhada kuşlarınızın beslenmesine dikkat etmeli ve beslenme bölümümüzde tarifi bulabileceğiniz yumurta maması ile kuşlarınızı takviye etmelisiniz. Aynı dönemde oda içi ısı değerleri ve kafesin ışık alma süresi de önemlidir. Kuşlarınız her gün ortalama 14 saat ışık almalıdır ki mevsimin çiftleşme mevsimi olduğunu düşünsünler. Ayrıca oda sıcaklığını 25 ile 30 derece arasına ayarlamalı ve nem oranı da %55 lerde tutulmalıdır. Ancak belirtmek isterim ki, çiftleştirme için en güzel dönemler olan ilk bahar dönemlerinde bu değerler kendiliğinden oluşmaktadır. Bu doğal şartları sağladıktan ve özellikle de dişi kuşunuzda gözle görülür bir iştahlılık sağladığınız noktada artık yuvalığı kafesinize takabilirsiniz. Ancak bu hazırlık süresi önceki bölümlerde de belirtildiği üzere 3 aya kadar uzayabilir. Bu zamanın geldiğini anlamanın en pratik yolu erkek kuşunuzu takip etmektir. Dönem yaklaştıkça erkek kuşunuz dişi kuşunuza doğru yüksek sesle ve sık sık ötüşler yapmaya başlayacaktır.
Yuvalığın kafesinize takılması takibinde özellikle erkek kuşunuz yuvalıkla ilgilenmeye başlayacak yuvalıkta uzun saatler geçirecek ve sık sık yuvalığa girip çıkacaktır. İlk dönemde dişi kuşunuzun yuvalıkla az ilgilenmesi gayet doğaldır. Bu dönemde yuvalıkla aynı anda kafesinize banyolukta takmanız kuşlarınızın yuvalığı hazırlaması için onlara kolaylık sağlayacaktır.
Yuvalığın ve banyoluğun takılması takibi kuşlarınız çiftleşmeye başlayacaklardır. Çiftleşme öncesi erkeğin dişi kuşa yaptığı kurları görebilirsiniz. Normal şartlarda sağlıklı bir çift eş sultan çiftleşme dönemi boyunca günde 2 ila 5 kere arası çiftleşirler. İlk çiftleşmeden sonra 15 gün içinde dişi ilk yumurtayı yumurtlar. Takibinde birer gün ara ile yumurtlamaya devam eder. Sultan papağanları ortalama olarak her bir kuluçkada 4 yumurta yaparlar.
Ancak burada kuşunu belirtmeliyim ki bu yazıda sözü edilen süreler ve tavırlar her şeyin iyi gittiği şartlardır. Herhangi bir noktada yaşanacak problem sonrası süreç tekrar başa döndürülmelidir.
KULUÇKA:
http://www.sultanpapaganlari.com
Yumurtlama sonrası dönemi anlatan bu dönem Sultan papağanlarında 18 ila 20 gün arası sürer. Genel olarak sağlıklı gelişmiş bir sultan yavrusu 17. gün yumurtada canlanır ve cikciklemeye başlar. Bu noktadan sonra da 48 saat içinde yumurtadan çıkar. Kuluçka döneminde kuşlarınız için düzenli besleme ve banyo ihtiyaçlarını karşılama dışında yapabileceğiniz bir şey yoktur. Bu dönemin olabildiğince durağan geçmesi en iyisidir. Son yumurtadan 25 gün sonrasında çıkmayan yumurtalar yuvalıktan alınmalı ve dikkatlice kırılıp içi incelenmelidir ki bu yumurtalar için problemin ne olduğu anlaşılabilsin. Yumurtalardan yavruların çıkması takibinde anne baba hemen yavruları beslemeye başlayacaklardır. Bu dönemde kafeste yumurta maması, haşlanmış patates ve sebze meyvenin her zaman hazır olması anne ve babanın işini kolaylaştıracaktır. Yumurtadan çıkan yavrular anne ve babaları tarafından beslenip büyürken bizlerin yapması gereken temel şey anne ve babaya ihtiyaç duydukları seviyede bol ve kaliteli gıdayı vermektir. Yavrularımızın 7. günde gözleri açılacak, 14. günde tüylenme hızlanacak, 21. günde göğüs kafesi tamamlanmaya başlayacak ve nihayet 28. gün civarında yuvadan çıkmaya hazır hale geleceklerdir. 4. Haftada yuvadan çıkan yavrular ilk günlerde zeminde vakit geçirecek ve gene anne ve babaları tarafından besleneceklerdir. 5. haftada kendi başlarına yemek yer ve hayatta kalabilir duruma gelmenin takibinde 6. hafta anne ve babalarından ayrılabilir güce erişeceklerdir. Ancak mümkünse ve anne baba izin verirse 8. haftaya kadar anne babaları ile beraber kalmaları oldukça iyi olacaktır. Büyüme döneminde de kafeste bolca yem bulundurulmalı ilaç kullanımından uzak durulmalıdır.
KARŞILAŞILAN ZORLUKLAR VE ÇÖZÜMLERİ:
- Kuşlarımız anlaşmadı.
Bunun bir çok sebebi olabilir. Yaş veya eski eşinden çok yeni ayrılmış kuşlar, sağlık durumu iyi olmayan kuşlar dönem dönem anlaşamayabilirler. Bu durumda en basit yöntem yeni gelen kuşu değiştirmek olsa da, bunun yapılamadığı dönemlerde kuşlara zaman tanınarak bu problem aşılabilir.
- Kuşlar anlaştı ancak çiftleşmiyorlar.
İlk gözden geçirilmesi gereken şey kuşların yaşıdır. Kuşlarımız 1,5 yaşına gelmeden onları çiftleşmeye zorlamamalıyız. Eğer yaş değilse, sağlık problemleri dolayısıyla gerekli güce erişmemiş olabilirler ki yapılacak şey zaman verip iyi bakım yapmaktır. Ya da kuşlarınız çiftleşmeyi bilmiyor olabilir. Bu durumda ki çözüm ise kuşlarınızın yan kafesine çiftleşen bir çift koymaktır.
- Kuşlar çiftleştikleri halde yumurtlamıyorlar.
İlk olarak dişi kuş muayene edilmeli ve yumurtanın anüsün civarında olup olmadığından emin olunmalı, eğer emin olunamıyorsa röntgen tavsiye edilir. Eğer kuşunuzun içinde yumurta varsa ve yumurtlayamıyorsa ılık pamuk ve yağ ile 2-3 gün sürecinde günde 2-3 kere karnına masaj yapılmalı ve kuşa banyo imkanı verilmelidir. Eğer kuş yumurtlamazsa mutlaka acilen veteriner müdahalesi gerekir. Eğer yumurta hiç oluşmuyorsa biraz zaman verilmeli ve dişide ki biyolojik bir rahatsızlıktan şüphelenilmelidir.
- Yumurtalardan yavru çıkmıyor.
Bunun birçok sebebi olabilir, ilk önce eski yumurtalar kırılmalı ve yumurta içerikleri incelenmelidir. Eğer yumurtalar tamamen boş ise anne veya babada biyolojik bir rahatsızlık var ya da henüz yaşları ufak demektir. Eğer yavrular az gelişmiş ve küçük kalmışlarsa, kuluçka döneminde ısı ve nem dengesi gözden geçirilmelidir. Eğer yavrular tam gelişmiş ama yumurtadan çıkamamışsa gene ısı ve nem dengesi gözden geçirilmelidir. Eğer yumurtaların içinde ki yavrular farklı durumdaysa kuluçka döneminde yumurtalar soğutulmuş demektir.
- Çıkan yavrular yaşamıyor.
Kafeste yeterince ve doğru yem ve vitaminler yok veya anne ve baba çok acemi ve yavrulara bakmıyor ya da bakamıyor olabilir. Yemlemeyi arttırmalı ve eğer ihtiyaç varsa anne ve babayı yavruları beslemeyi iyi yapan başka bir çift ile aynı ortamda tutmalısınız.
- Anne-Baba yavrulara zarar veriyor.
Bunun yavruların kaç haftalıkken olduğunun önemi vardır. Eğer yavrular 4 haftalığa ulaşmışlar ve halen yuvalıkta duruyorlarsa anne babanın onlara saldırmasının sebebi yavruları yuvalıktan çıkartmaya çalışmalarıdır. Bu durumda yavrular yuvalıktan kafesin içine çıkartılmalıdır. Eğer saldırılar yavrular daha küçükken veya kafesin içindeyken oluyorsa yavruya saldıran kuş tekrar çiftleşmek istemektedir ve bu saldırıları yapan kuş başka bir kafese alınmalıdır.

alıntı: http://www.sultanpapaganlari.com
http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-sultan-papagani-uretimi.html

02 Ocak 2012, 10:08:47
Serhat BEYAZ
Kuşunuz gerçekten ishal ise bir sağlık sorunu olduğu kesindir. Gerekli önlemler alınarak uygun tedavi uygulanmaması durumunda ishal yüzünden kuşunuzu kaybetmeniz bile söz konusu olabilir. Bu yüzden öncelikle ishalinden emin olmamız gerekmekte.

TANI:
İshal(Sulu dışkılama) durumu eğer kuşunuzun bir önceki menüde yediklerine bağlı değilse 12 saatten uzun sürer. Örneğin kuşunuz sabah koca bir yaprak marul yemiş ise, ya da yumurta mamasını çok fazla tüketmişse takip eden birkaç dışkılama süresince sulu dışkılaması normaldir.  Bu durumda ki bir kuşa ishal diyemeyiz. Ancak 12 – 18 saat geçmiş ve hala sulu dışkılama devam ediyorsa o zaman gelecek dışkıların durumuna göre kuşa ishal tanısı koyabiliriz.

NEDENLERİ:
Sultanlarımızın ishal olmasının en önemli nedenleri arasında “Soğuk Algınlığı”, “Gıda Zehirlenmesi”,  “Kirli ya da Zehirli Su”,“Hijyenden Uzak Kafes Ortamı”,“Yanlış Beslenme”,”Stres”  gösterilebilir.

TEDAVİ:
İlk olarak sultanınızın ishal olmasına neden olan etkenleri ortadan kaldırılmaya yönelik çalışmalara başlamalısınız.
1-Kafesinizi ve içeriğinde bulunan tüm malzemeleri yıkayıp temizleyin. Sulukların yemliklerin ve tüneklerin hijyeninden özellikle emin olun.  Hijyeni sağlamak için sıcak su ve tuz kullanabilirsiniz.
2-Kafesinizin altında mutlaka ızgara tel olmasını sağlayın. Kafes altında ızgara tel ile kuşunuz arasında kağıt vs gibi dışkı tutucu bir malzeme olmasın. Kuşunuz dışkısı ile temas kuramasın.
3-Kuşunuzun kafesi cereyan ‘da kalmasın. Rüzgar sultanlarımızı çok çabuk hasta eder. Ayrıca sultanınız soğuk bir ortamda bulunuyorsa ortam sıcaklığını yükseltin ve sabit bir ısıda kalmasını sağlayın.
4-Kafesinde ki “ay çekirdeği”, “ballı çubuk darı” vs gibi yağlı ve kimyasal içeren yemleri kaldırın. Yemliklerine taze ve temiz muhabbet kuşu ve kanarya yemi gibi aspur ağırlıklı yemler koyun.
5-Suluklarını günlük olarak taze ve temiz su ile değiştirin. Kuşunuza kendiniz içmediğiniz suyu vermeyin. Ayrıca eğer bu dönemde suluğuna her hangi bir ilaç katmıyorsanız, Birkaç damla limon ya da elma sirkesi katabilirsiniz. Kaynayıp soğutulmuş pirinç suyu da ishalini kesmeye yardımcı olabilir.
6-Ayrıca kafesinde kolay görüp erişebileceği bir yere mutlaka haşlanmış patates ve ara sıra da pirinç lapası da koyabilirsiniz. Eğer kuşunuz yerse ishalinin iyileşmesi açısından çok işe yarayacaktır. Bu dönemde meyva ve sebze vermeyin.
7-Bu dönemde kuşunuzu stres’e sokacak hareketlerden kaçının ve kafesinden çıkartmayın. Tamamen iyileşinceye kadar huzurlu ve yavaş bir ses tonuyla onu sevdiğinizi belli ederek konuşabilirsiniz.


Eğer yukarıda yazan tüm tedbirleri almanıza rağmen sultanınızın durumunda herhangi bir düzelme olmaz ise ilaç tedavisine başlamayı düşünebilirsiniz. Sultanınızın rahatsızlık durumuna göre suyuna “Avidiare” ishal ilacı ya da “Vitaform”  antibiyotik katılabilir. İlgili ilaçları petshop’lardan temin edebileceğiniz gibi internetten de sipariş edebilirsiniz. Alacağınız ilacın son kullanma tarihine mutlaka bakın. Son kullanma tarihi geçmiş ve bozulmuş bir ilaç kuşunuzu iyileştireceğine daha da hasta edecektir. 

Genelde ilaç tedavisine başlamadan önce yukarıda yazan tüm tedbirleri alıp iyileşmesi için ona biraz zaman vermek daha uygun olabileceği gibi kimi zaman da kuşunuza geç kalınmadan ilaç tedavisi başlanması gerekebilir. Bu gibi hassas kararları verebilmeniz için kuşunuzu iyi gözlemlemeli ve ishalin neden kaynaklanmış olabileceğini anlamaya çalışmalısınız.

Yardıma ihtiyaç duyduğunuz nokta da, forumumuzun hastalıklar ile ilgili bölümünde kuşunuzun ve dışkılarının detaylı resimlerini ve gerekli bilgileri paylaşacağınız bir konu açarak bizlerin ve diğer üyelerin fikir ve görüşlerini almayı da deneyebilirsiniz.

Acil şifalar diliyoruz...
Emeğe saygı kapsamında lütfen izinsiz ve isimsiz alıntı yapmayın SultanPapaganlari.Com
Kaynak: http://www.sultanpapaganlari.com
http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-ishal-nedenleri-ve-tedavisi.html

02 Ocak 2012, 10:29:22
Nafiz ÇOLAK
Serhat bey paylaşım ve bilgiler için teşekkürler.

02 Ocak 2012, 10:31:56
    Çevrimdışı
  • *
  • Yaş: 38
  • İleti: 3444


 Tamam o zaman isteyen olduğunda seninle irtibata geçerim.

02 Ocak 2012, 10:41:50
    Çevrimdışı
  • *
  • Yaş: 38
  • İleti: 3444


 Teşekkür ederiz. Bizi aydınlattığınız için.


02 Ocak 2012, 10:42:12
Serhat BEYAZ
tmm  ;)

05 Ocak 2012, 12:01:22
Serhat BEYAZ
Sultan papağanlarında cinsiyet ayrımını yapmanın 2 yolu vardır. Birinci yol tüy yapısına bakmaktır. Bu yöntem her mutasyon için çözüm olmamaktadır (bakınız Alt türler). Ayrıca renklerinden cinsiyet ayrımı yaparken dikkat edilmesi gereken bir konu da kuşun yaşıdır. Yaşı dolmamış kuşların tüy renkleri tam oturmadığından dolayı bazen yanlış tahminler

yapılabilir. İkinci yol ise en kesin yoldur. Ancak bu yola başvururken de kuşun yaşını doldurduğundan emin olmak gerekir. Bu yolda sultan papağanının ötüşü takip edilir. Sultan papağanlarından dişi olanlar CURK CURK tarzı tek ve kısa ötüş tarzından başka hiçbir ses çıkartmazlar, erkekleri ise alçaklı yüksekli kanarya ötüşünü andıran sesler çıkartabilir, ıslık çalabilir ve konuşabilirler. Dolayısıyla rengi ne olursa olsun ıslık çalan ya da uzun ötüşler yapan her sultan papağanı erkektir.

YAŞ TAHMİNİ:
Sultan papağanlarında bu iş oldukça zordur. Kesin bir yöntem olmasa da genel bazı şeyler ile kuşun hangi evrede olduğu tahmin edilebilir.
0-1 Yaş arası yavrular; yusyuvarlak gözlü, ince ayak parmaklı olurlar. Gagalar pürüzsüzdür.
1-8 Yaş arası genç sultanlar; yavrulara göre daha büyük olur. Ayakları her yıl kalınlaşır ve pütürleşir. Aynı şekilde gagada da katmanlar oluşmaya başlar. Kuş en gösterişli yıllarındadır. Göz yuvarlaklığını kaybetmeye başlar ve göz çevresinde ki tüyler azalır.
8-16 Yaş arası olgun sultanlar; artık kuş yavaşlamaya ve durgunlaşmaya başlamıştır. Gaga ve ayaklarda ki kalınlık ve pütürler çoğalmıştır. Kuş daha az yer ve daha az hareket eder.
16 Yaş üstü yaşlı sultanlar; kuşta sağlık problemleri oluşmaya başlar ve günün 18 saatine kadarını uyuyarak geçirir. Bu noktada kuş daha yumuşak gıdaları tercih eder.
Ancak şunu belirtmeliyim ki, petshoplarda satılan kuşların %90 ı 0-1 yaş arasıdır. Ayrıca kalan %10 ise evden gelmiş kuşlardır ki onlarda 1-8 yaş arasında olur. Daha yaşlı bir kuş bulmak çok düşük bir ihtimaldir.
alıntı: http://www.sultanpapaganlari.com
http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-cinsiyet-ayrimi-ve-yas-tahmini.html

05 Ocak 2012, 12:02:27
Serhat BEYAZ
Sağlıklı bir Sultan Papağanı ortalama 90-100 gram ağırlığında, hareketli, iştahlı ve olabildiğince uzun tüylü olur ve dik durur. Gagası ve ayakları temiz ve pürüzsüzdür. Kuşunuzu yeni alırken bunlara dikkat edeceğiniz gibi kuşunuzun ev içi yaşamında da bunları yakından gözlemlemelisiniz. Çünkü kuşlar genel olarak çok belirgin hastalık belirtileri göstermezler. Üzülerek söylemek durumundayım ki kuşlar ölüm belirtisi veren canlılardır. Yani doğal ortamlarında bir Sultan Papağanı bizim hastalık belirtisi dediğimiz belirtileri verince çoğu zaman ölür ve siz ancak ölüm sebebini anlayabilirsiniz. Oysa gelişen dünyanın nimetleri olan ilaçlar ile bir çok evcil Sultan ölümün pençesinden kurtulmaktadır. Ancak burada ki en ve en önemli şey erken teşhistir. Erken tanı ve teşhis için ise genel kural kuşunuzu yakından takip ediyor olmanızdır.
HASTALIK BELİRTİLERİ:
Dışkı, Sultan Papağanları normalde yeşil-beyaz olarak ne çok katı ne de çok sıvı şekilde dışkılarlar. Dışkılarının yumuşak ama dağılmayan bir yapısı vardır. Ara sıra yediklerinden dolayı oluşan geçici renk ve kıvam değişiklikleri önemli olmasa da 1 Hafta boyunca değişik dışkılayan kuştan şüphelenilmeli, hastalığının teşhisi konduktan sonra tedaviye geçilmelidir.
Hareketlilik, Sultan Papağanları normal gece uykusu dışında gündüz de kısa kestirme uykuları yaparlar. Ancak eğer kuşunuz sürekli olarak kabarık ve uyuklar şekilde ise kendisinden şüphelenilmesi gerekir. Burada kritik nokta normal gündüz uykusu yapan kuşlar ile sürekli uyuklayan kuşların iyi ayrılması gerekliliğidir.
Gece uykusu, eğer kuşunuz geceleyin çok hareket ediyorsa bu durum mutlaka hastalık belirtisi olarak kabul edilmeli ve teşhis koyulmalıdır. Bu durumu takip etmenin en kolay yolu, akşam saatinde kuşun kafesinin zeminini temizlemek ve sabah dışkılara bakmaktır. Normal şartlarda dışkıların bir bölgede toplanmış olması gerekir. Eğer bir çok değişik yerde dışkı var ise kuşunuz geceleyin rahat uyuyamamıştır.
Kilo, kuşunuzun kilosunda ki ani değişiklikler sağlık durumunun takibi açısından çok önemlidir. Bir mini mutfak tartısı ile kuşunuzu düzenli olarak tartmanız bir çok hastalığı erken teşhis etmenize yardımcı olacaktır.
Ayak gaga ve göz bakımı, kuşunuzun ilgili uzuvlarını mutlaka sürekli olarak takip etmeli ani renk, şekil değişiklikleri ve akıntılarda hemen müdahale etmelisiniz.
PSİKOLOJİK HASTALIKLAR:
Bu hastalıklar genel olarak stres kökenlidir. İyi uyuyamayan, sürekli rahatsız edilen, sigara dumanına maruz kalan, eşinden ayrılmış, iyi beslenmeyen, sürekli yalnız kalan ya da küçük ve bakımsız kafeslerde tutulan kuşlarda bu hastalıklara rastlanır.
Tüy Yolma
Sultan Papağanlarında çok az da olsa rastlanılan, en belirgin psikolojik rahatsızlıktır. Bu hastalığın kesin bir sebebi yoktur. Her kuş farklı bir sebepten tüylerini yolar. Bu noktada dikkat edilmesi gereken konu kuşun normal tüy değişimi dahilinde koparttığı tüyler ile tüy yolma hastalığının karıştırılmaması gerekliliğidir. Tüy yolma hastalığına yakalanan kuş belirli bir bölgenin ya da bütün vücudunun tüylerini tamamen, etini ortaya çıkarana kadar yolar ve kanamalara neden olur. Bu durumda ki kuşa mutlaka hem antibiyotik tedavisi uygulanmalı hem de strese sebep olan konu ve konular ortadan kaldırılmalıdır.
Kusma
Kusma başka hiçbir belirti vermeksizin sadece kusan kuşlarda psikolojik kaynaklıdır. Ancak dikkat edilmelidir ki zehirlenen ya da üst solunum yolu enfeksiyonu kapmış kuşlarda kusarlar. Burada psikolojik sebepli kusmayı teşhis etmenin temel şartı kuşun başka hiçbir rahatsızlığı olmadığı hallerde kusuyor olmasıdır. Bu durumun çoğunluk sebebi kuşun eşinden yeni ayrılmış olması ya da eş istiyor olmasıdır. Temel çözüm kuşa yumuşak gıdalar mesela haşlama patates ve haşlama yumurta vermek ve karşı cins bir kuş ile çiftleştirmektir.
Çığlık
En çok rastlanılan psikolojik rahatsızlıktır. Ancak diğer bütün psikolojik rahatsızlıklar gibi bununda kesin nedeni bulunurken zorlanılabilir. Konunun başında psikolojik rahatsızlıklara sebep olan şeyler tek tek gözden geçirilmeli ve sebep yok edilmelidir. Bu noktada size yardımcı olacak diğer belirti kuşun çığlıkları sıklaştırma zamanıdır. Bu dönemde en son ne yaptığınız hatırlanmalı ve o konunun üzerine düşünülmelidir.FİZİKSEL HASTALIKLAR:
Fiziksel hastalıklarda en çok rastlanılan problem hastalığın yanlış teşhis edilmesi ve yanlış tedavi çabaları ile zaman kaybedilmesidir. Unutulmamalıdır ki kuşlarda tedavi için uzun süremiz olmayacaktır. Dolayısıyla en kısa sürede doğru teşhis konmalı ve ilaç tedavisine başlanmalıdır.
Soğuk Algınlığı
Kuşlarda en çok rastlanan hastalıktır. Özellikle mevsim değişimlerinde çok sık rastlanır. Ani sıcaklık değişimleri, ıslak kalmak, rüzgarda kalmak hastalığın temel sebepleridir. Belirgin belirti olarak gözde ve burunda akıntı ve kuşun sürekli burnu ile oynaması gösterilebilir. Ateşinin yükseldiği anlarda kuşun titremesi, tüylerini kabartması da çok sık görülür. Hastalığın ilerleyen safhalarında iştah azalması ve güç kaybı akabinde kuş tünekten aşağı iner ve genelde uyuklar.
Genel tedavi metodu olarak erken teşhiste bronşit ilacı ve vitamin yeterli olur. Ancak antibiyotik kullanımı da önerilebilir. Kuş sıcak tutulmalı ve yorulmamalıdır. Hastalığın ilerleyen formlarında ise ilaç tedavisi yanında ağızdan besleme de yapılabilir. Ancak gözde ve burunda akıntı yoksa soğuk algınlığından şüphelenilmemeli gribal enfeksiyon üzerinde durulmalı ve direk olarak antibiyotik tedavisine başlanmalıdır.
İshal
İki formda görülebilir. Birincisi yediği gıdalardan ve temiz olmayan ortamlarda bulunmaktan bağırsaklarda oluşan bakteriler sebep olabilir. Buna çoğunlukla açık satılan yemler ya da iyi yıkanmamış veya yıkandıktan sonra iyi kurulanmamış sebzeler sebep olur. İkinci ihtimalde ise yanlış beslenme sebebi ile ishal görülebilir. Bu ikisini birbirinden ayırtmak laboratuar takibi olmadan imkansızdır. Hastalığın genel teşhisi için kuşun en az iki gün boyunca bütün dışkılamalarının sıvı olması beklenir.
Genel tedavi olarak ilk iş kafeste ki bütün sebze ve meyvelerin alınması ve kafeste sadece normal yem bırakılmasıdır. Ayrıca kafese haşlanmış, soğutulmuş ve soyulmuş patates koyulur. Aslında bakteriyel olmayan durumlarda antibiyotik tedavisine gerek olmasa da laboratuar tetkikinin yapılamadığı durumlarda mutlaka antibiyotik tedavisi ile yukarıda ki gıdalar desteklenmelidir.
Kabızlık
Sultan Papağanlarında yanlış beslenme sonucunda oluşan bir rahatsızlıktır. Kuş geriye doğru kendisini esnettiği kanatlarını kenara düşürdüğü halde bile dışkılayamaması anlamına gelir. İlerleyen günlerde kuşun arka alt kısmı belirgin şekilde şişer. Genel sebebi yanlış beslenmedir. Kalitesiz kuş kumu, az su tüketimi veya sadece çekirdek tüketimi sebeplerin başında gelir.
Tedavide ilk önce kuş tutulmalı ılık bir suya batırılmış pamuk ile kuşun alt tarafı ıslatılmalı ve daha sonra da çok az miktarda sıvı yağ gene bir pamuk ile anüsün çevresine sürülmelidir. Ancak hiçbir şekilde anüsten içeri bir şey sokulmaya çalışılmamalı ya da anüse baskı uygulanmamalıdır. Bu ilk müdahale takibinde mutlaka veterinere başvurmak gerekir.Yumurta Tıkanması
Sultan Papağanlarında nadirde olsa rastlanılan bir hastalıktır. Gerekli vitamin ve minerali alamamış kuşların yumurtaları bazen tam gelişemezler. Bu durumda kuş bu yumurtayı yumurtlayamaz. Bazen de biyolojik bir rahatsızlıktan dolayı kuş yumurtlamaz. Bu iki durumda da kuş yüksek ölüm riski altındadır ve çok acı çeker. Ancak yumurtlama zorluğu çeken kuşlar ile yumurtlama günü gelmemiş kuşlar karıştırılmamalıdır. Yumurtlama günü gelmemiş kuşların karınları şiş olsa da kuşlar gayet rahat kafes içinde dolaşırlarken, yumurtlama zorluğu çeken kuşlar kafesin zeminde acı içinde hareketsiz durur ya da sürekli yumurtlamaya çalışır pozisyonda kendilerini zorlarlar.
Hastalığın tedavisi için mutlaka en yakın veterinere başvurulmalıdır. Çünkü kesin tedavi cerrahi müdahaledir. Ancak cerrahi müdahale öncesi röntgen çektirilmesi ve yumurtanın tam yeri ve şekli belirlenmesi çok önemlidir.
Mantar Türevleri
Candidiasis, kafes kuşlarında Candida albicans adı verilen bir mantar türünün yol açtığı enfeksiyonların genel adıdır. Bu mantar türü normal zamanda çok az sayıda bütün kuşların sindirim sisteminde bulunur ancak enfeksiyona neden olmaz. Eğer bu mikro organizmanın sayısı artarsa veya sindirim sisteminde bir hasar varsa, sindirim sisteminde, gaga ve solunum sistemi gibi diğer organlarda, deri, tüy, göz ve üreme organlarında da enfeksiyon oluşur. Candida Sultan Papağanlarında çok nadir görülür. Mantar, daha ziyade genç kuşlarda ve bağışıklık sistemi zayıf olan hayvanlarda ortaya çıkar.Mantarın oluşma riskini arttıran faktörler çok çeşitli olabilir:
* Kursağın geç boşalması
* Uzun süreli ve bilinçsiz antibiyotik kullanımı
* Kafes temizliğine dikkat edilmemesi
* Vitamin A yetmezliği
* Hatalı beslenme
* Stres, ortamda sigara içilmesi, travma ve bazı virüs enfeksiyonlarının yol açtığı tahribatlar.
Hastalığın belirtileri yerleştiği organa göre değişiklik gösterir. Tek bir organda olabileceği gibi, birkaç organa aynı anda yerleşebilir. Ağız ve gaga bölgesinde olduğunda ağız kokusu ve ağızda beyaz plaklar oluşur. Enfeksiyon genellikle alt ve üst gaganın birleştiği açıda oluşur. Gagadaki hastalıkta yemi geri çıkarma, iştah kaybı ve halsizlikle birlikte depresyon izlenir. Gaga kalınlaşır, yemin kursağı geçişi gecikmeye başlar. Enfeksiyon, sindirim sisteminin alt bölgelerine yerleştiyse, sulu dışkı, kusma, kilo kaybı, iştahsızlık ve depresyon görülür. Solunum sistemindeki mantar ise burun akıntısı, ses ve ötüş değişiklikleri, solunum güçlüğü ve kolay yorulma gibi belirtiler izlenir. Hastalığın teşhisinde mantarın miktarı ve belirtilerin tespiti önemli.
Tedavisi için mutlaka veteriner hekim gözetiminde mantar ilacı kullanılmalıdır. Özellikle ülkemizde bu tedavi için uygun ilaç bulmak sıkıntılıdır. İlaçlar genelde kedi ve köpekler için uygun dozajlarda üretildiği için Sultan Papağanı gibi 100 gram ağırlığında ki kuşlarda kullanımlarına çok dikkat edilmelidir.İç ve Dış Parazitler
Genelde kedi ve köpek gibi diğer tür hayvanlardan Sultan Papağanlarına geçen bir rahatsızlıktır. Dolayısıyla yeni alınan bir kuşta ya da malzeme veya yemde de bulanabilir ve ev ortamınıza gelebilir. Bu parazitler değişik şekillerde belirtiler verir ama 3 ana noktadan parazit teşhisi konabilir. İlk olarak gaga ve ayaklar kontrol edilmelidir. Gagada beyaz tabakalaşma ve ayaklarda pullanma en belirgin örnekleridir. Devam eden durumlarda ayak tırnaklarında ve gagada ciddi şekil bozukluklarına neden olur. İkinci belirtisi kuşun gözlemlenmesi ile yakalanır. Kuş yem yerken ya da uyurken aniden sert bir şekilde kaşınmaya başlar. Buna neden olan parazit hastalığıdır. Üçüncü belirti ise dışkısında görülür. Dışkı bazen ip gibi uzun bazen de popo tüylerine yapışmış olarak görülür. Bu üç durumda da parazit tedavisine başlanmalıdır.
Tedavi için mutlaka veteriner hekim gözetiminde parazit ilacı kullanılmalıdır. Özellikle ülkemizde bu tedavi için uygun ilaç bulmak sıkıntılıdır. İlaçlar genelde kedi ve köpekler için uygun dozajlarda üretildiği için Sultan Papağanı gibi 100 gram ağırlığında ki kuşlarda kullanımlarına çok dikkat edilmelidir.
Gribal Enfeksiyonlar
En sık rastlanılan rahatsızlıktır. Kuş her hangi bir şekilde, özellikle mevsim değişimlerinde, vücudunun güçsüz düştüğü anlarda bazı mikroplara yenilerek hasta olur. Belirtileri sürekli şişerek uyuma, az yem yeme, hareketsizlik, ilerleyen safhalarda tünekte duramamadır. Bu belirtiler soğuk algınlığı ile karıştırılmamalıdır. Soğuk algınlığında burun akıntısı ve hapşuruk vardır. Bu hastalıktan korunmak için aynen insanlarda olduğu gibi kuşun genel yaşam kalitesinin ve beslenmesinin iyi olması gerekir. Beslenme ve bakım şartları iyi olmayan kuşlar mutlaka bir mikroba yenilerek hasta olacaklardır.
Tedavi için kuş mutlaka sıcak tutulmalı ve hiç gecikilmeden antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. Bu noktada kritik diğer bir konuda kuş eğer yemek yiyemez su içemez durumdaysa kuşun el ile beslenmesi gerekliliğidir. Çünkü antibiyotiğin etkisini çabuk gösterebilmesi için kuş olabildiğince dirençli olmalıdır.
Göz Enfeksiyonu
İyi temizlenememiş tünekler ve malzemeler aracılığıyla kuşa geçen bakterilerin sebep olduğu ve gözün çevresinde ki tüylerin dökülmesi, kuşun gözünün çevresini kaşıması ve hatta gözün sulanarak kapanması belirtileri ile ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Önlemenin temel yolu temiz ortamlarda kuşu bulundurmaktır.
Tedavisi için ise hem ağızdan antibiyotik hem de göz çevresine sürülecek antibiyotik krem uygulanmalıdır.
Virüsler
Sultan Papağanları bu konuda şanslı canlılardır ve çok fazla virüsün taşıyıcısı ya da tehdidi altında değillerdir. En korkutucu virüs beyne yerleşen ve epilepsi krizlerine neden olan virüstür. Bu virüse yakalanmış kuş dönem dönem çırpınmalı, titremeli krizler geçirir. Kuşa acı veren bir durumdur. Virüsün tipi belirlenmesi için veteriner mutlaka laboratuar analizi yaptırmalı ve sonucuna uygun ilaçlar ile kuşu tedavi etmelidir. Ev ortamında yapılabilecek neredeyse hiçbir şey yoktur. Zehirlenmeler
Sultan Papağanları kemirmeyi seven ve meraklı canlılar oldukları için kafes içinde ve dışında buldukları her şeye gagaları ile dokunur ve mümkünse kemirirler. Bu sebepten dolayı da sıklıkla zehirlenme tehlikesi geçirirler. İlk önce dikkat edilmesi gereken konu kafes ve içinde ki malzemelerdir. Kafes mutlaka soyulmayan statik boya ile boyanmış olmalıdır. Ayrıca kafesin içine koyduğunuz oyuncak ve aksesuarlarında boyasız ve ahşaptan olması gerekmektedir. Kafes içinde ki bu konuların haricinde evin içinde dolaşan kuşları bir de evin içinde ki tehlikeler beklemektedir. Özellikle ev bitkileri ve demir aksamlarla kuşlar sıklıkla ilgilenmekte ve zehirlenmektedirler. Zehirlenen kuşun durumu çok hızlı kötüye gider. Genelde kırmızı dışkılama ve kusma belirtisi gösterir.
Zehirlenmeden şüphe duyulduğunda bile hemen en yakın veterinere gidilmelidir. Evde yapılabilecek bir şey maalesef yoktur. Veterinerde bol vitamin takviyesi ve serum vererek kuşu hayatta tutmaya çalışacaktır.
Vitamin Eksikliği - Fazlalığı
Kuşlarımız alması gereken vitaminleri eksik ya da hiç almadıkları durumlarda vitamin açığıyla karşılaşırlar. Bu durum hem başka hastalıkları vücuda davet eder hem de bazı direk rahatsızlıklara sebep olur. Bunu önlemek için kuşumuzun meyve, sebze yemesi sağlanmalı, tek tip beslenmeden kaçınılmalıdır. Eğer kuş önceki alışkanlıklarından dolayı sadece balirli gıdaları yiyorsa bir takvim dahilinde gerekli vitaminler suyuna katılmalıdır. Ancak sürekli ve düzensiz vitamin kullanımı kuşta vitamin fazlalığına neden olabilir. Bu durumda kuşta gaga erimesi başlar ve normal kuru yemler bile kuş yem yerken gagasına yapışır. Bu durumda ki kuşlarda vitamin kullanımı hemen durdurulmalıdır.
A Vitamini Eksikliği: Vitamin A eksikliği çeken kuşlar solunum sistemi hastalıklarına karşı korumasızdır. Kronik A vitamini eksikliği alt gaga etrafındaki deride şişkinliklere neden olabilir; çünkü vücudun bu kısmındaki tükürük bezleri şişmiştir. Boğaz mukozası sıklıkla sarımsı-beyazımsı bir renkle kaplanmıştır, kuş göz kapağı şişmesi gibi göz rahatsızlıkları geçirir. Eğer bir kuşta A vitamini eksikliği olduğundan kuşku duyuluyorsa erken davranılmalıdır. Örneğin hastalığın başlangıç safhalarında salya bezlerinin şişkinliği vitamin enjeksiyonları ile tedavi edilebilir. Sonraki zamanlarda bu şişkinlikleri vitaminlerin yardımıyla tedavi etmek olanaksızdır, salgı bezlerinin veteriner tarafından kesilip çıkarılması gerekir.
B Vitamini Eksikliği: B vitamini eksikliği kuşa çeşitli virüsleri davet eder. Bu virüslerin başında da epilepsiye neden olan virüs vardır. Bu rahatsızlığın sonucu olarak kuşun bacakları felç olur. Bir çok kuş felç sebebiyle ince dallara tüneyemez. Yere düşerler ve topallayarak yürürler. Kuş veterinerleri kuşun içme suyuna eklenebilecek sıvılar verirler. Bu besin ilaveleri bir B vitamini bileşiği içerir. Buna ek olarak kuşlara B vitamini enjekte etmek çoğu zaman fayda sağlar. Lütfen B vitamini eksikliği bulunan kuşu kendiniz tedavi etmeye çalışmayın, her zaman doğru tedaviyi seçmek için kuşlarla ilgilenen bir veterinerle görüşün.
D Vitamini Eksikliği: Bir kuşun vücudunda, D vitamini minerallerle ilgili metabolik işlemler için çok önemlidir. Kalsiyumun ve besindeki fosforun ince bağırsaktan geçerken emilimine yardımcı olur. Bununla birlikte D vitamini, iskeletin mineral tuzları depolamasından sorumludur. Eğer D vitamini eksikliği oluşursa organizma kalsiyum eksikliğinden dolayı sağlam kemik oluşturamaz. Bu yüzden kemikler çok yumuşar ve bükülürler. Genç kuşlarda bu durum oluştuğunda bu rachitis(raşitizim), daha yaşlı kuşlarda ise “adult rickets” (ergen raşitizmi)dir. Bunların her ikisinde de belirtiler oldukça benzerdir. Kemikler yeterince mineral tuz içermediklerinden çok yumuşarlar ve bunun sonucunda iskelette (bacaklar,omur) deformasyonlar oluşur. Radyograf yardımıyla bir veteriner kuşun iskelet durumuyla ilgili daha fazla şey belirleyebilir. Böylece kuşun D vitamini eksikliği yaşayıp yaşamadığı belli olur. Kuşa sağlıklı besin vererek optimal vitamin ve mineral desteği sağlamak çok önemlidir. Buna ek olarak birçok durumda hasta kuşu güneş ışığına çıkarmak ya da UV lambasının ışınlarını vücuduna almasını sağlamak faydalıdır. Ultraviyole ışınlar, kuşun derisinin D3. vitamini üretebilmesi için gerekli ve bu yüzden önemlidir.
E Vitamini Eksikliği: Özellikle Sultan Papağanları E vitamini eksikliğine karşı hassastırlar. Eğer bir kuşta E vitamini eksikliği varsa, kuş yürümeye çalışırken titremeye ve yalpalamaya başlar. Kramplar ve zorunlu dairesel hareket E vitamini eksikliğinin belirtileri olabilir. Bir çok kuşun görme kabiliyeti azalır, bazı ilerlemiş durumlarda kuş tamamen kör olabilir. Dikkat! Eğer E vitamini eksikliği bir kez oluşursa kuş iyileştirilemez. E vitamini enjeksiyonları bile kuşu iyileştirmez; sadece acıyı dindirebilir. Bu yüzden iyi dengelenmiş bir beslenme sağlamak, E vitamini eksikliğini önlemek için önemlidir.
alıntı: http://www.sultanpapaganlari.com
http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-sultan-papagani-hastaliklari.html

05 Ocak 2012, 12:09:59
Serhat BEYAZ
Sultan papağanımı Yeni aldım Yem Yemiyor
Telaşlanmayın! Eve yeni gelen sultan papağanları yeni ortama girdikleri için tedirgin olurlar, 1 2 gün yem yemezler, veya sizden gizlice yerler...

Değişik Renklerde ki Sultanlar Çiftleşirmi?
Evet çiftleşir. Sultan Papağanları eş seçerken renk konusunu önemsemezler ve her renk sultan diğeri ile kolaylıkla çiftleşir.

Sultan Papağanları Kaç Yıl Yaşar?
Doğal hayatta 20-25 yıl ev hayatında ise daha kısa.

Sultan Papağanları Kaç Gramdır?
Ortalama 90-100 gram ağırlığındadırlar.

Sultan papağanımı Evde Yanlız Bıraksam Olurmu?
Hayır. Tüm yemlerini ve suyunu koysanız bile 12 saatten uzun süre yalnız kalması kuşun psikolojisini ciddi derecede bozabilir.

Sultanımı Tatile Giderken Yanımda Götürsem?
Hava değişimi ve yol kuşunuzu yoracağını göz önüne alın. Eğer gideceğiniz yerde 2 hafta veya daha uzun kalacaksanız götürebilirsiniz. Ancak daha kısa geziler için yorduğunuza deymez.

Sultanımın Tırnaklarını ve Gagasını Kesebilirmiyim?
Hayır. Böyle bir şey yapmaya gerek yok. Doğru kalınlıkta ki ağaç tüneklerde hem gagasını hem de tırnaklarını kendisi düzeltecektir.

Sultanlar ile Aynı Odada Başka Tür Kuşlar Besliyebilirmiyim?
Evet. Kendilerine ait kafesleri ayrı olduğu sürece problem değil. Ancak unutmayın ki daha büyük türler Sultan Papağanına, daha küçük türlere de Sultan papağanı yakalarsa zarar verir.

Sultanlar Başka Tür Kuşlarla Aynı Kafeste Beslenirmi?
Hayır. Sultan Papağanları hiçbir başka tür ile beraber yaşamaya müsait değildir. Uyku ve dinlenme düzenleri ve sosyal ilişki yapıları diğer kuştan farklı olacağından kısa sürede psikolojik problemler yaşayacaktır. Özellikle muhabbet kuşları ile yaşatılması hiç sağlıklı değildir.

Sultan Papağanımı, İlk Önce Tek mi Alayım
Tek. Eğer Sultan Papağanını çift olarak alırsanız ve yabanilerse evcilleştirme ve size alıştırma şansınız yok denecek kadar azdır. Bu sebepten önce bir tane alıp onu evcilleştirmeli ve daha sonra da ona uygun bir eş almanız daha iyi olacaktır.

Sultan Papağanları Tek mi Çift mi Beslenmeli?
Çift. Sultan Papağanları sosyal ve tek eşli hayvanlardır. Dolayısıyla siz onunla ne kadar ilgilenirseniz ilgilenin o kendi cinsinden bir arkadaşa her zaman ihtiyaç duyacaktır.

Dişi Kuşum Yalnız Yaşıyor ve Yumurtladı .
Dişi kuşlar yalnız yaşarken bile zaman zaman yumurtlarlar ve yumurtalarında üzerine yatarlar. Ancak yavru çıkması söz konusu değildir. Birkaç gün beklenmeli sonra yumurta ya da yumurtalar kafesten alınmalıdır.

Dişi Sultan papağanları Konuşur mu?
Hayır. Sultan papağanı dişileri ses konusunda fakirlerdir. Sadece curk curk şeklinde bir ses çıkartabilirler. Dolayısıyla konuşmaları ya da ıslık çalmaları, bazı melodileri taklit etmeleri imkansızdır. Burada karıştırılmaması gereken şey, erkek sultanlarında ilgili ses taklitlerini 1 yaşından sonra yapmaya başlayacağıdır. Yani kuşunuz eğer daha yavru ise erkek bile olsa dişi gibi sadece curk curk eder.

Yaş Tahmini Nasıl Yapılır?
Sultan papağanlarında bu iş oldukça zordur. Kesin bir yöntem olmasa da genel bazı şeyler ile kuşun hangi evrede olduğu tahmin edilebilir.
 
0-1 Yaş arası yavrular; yusyuvarlak gözlü, ince ayak parmaklı olurlar. Gagalar pürüssüzdür.
 
1-8 Yaş arası genç sultanlar; yavrulara göre daha büyük olur. Ayakları her yıl kalınlaşır ve pütürleşir. Aynı şekilde gagada da katmanlar oluşmaya başlar. Kuş en gösterişli yıllarındadır.
 
8-16 Yaş arası olgun sultanlar; artık kuş yavaşlamaya ve durgunlaşmaya başlamıştır. Gaga ve ayaklarda ki kalınlık ve pütürler çoğalmıştır. Kuş daha az yer ve daha az hareket eder.
 
16 Yaş üstü yaşlı sultanlar; kuşta sağlık problemleri oluşmaya başlar ve günün 18 saatine kadarını uyuyarak geçirir. Bu noktada kuş daha yumuşak gıdaları tercih eder.
 
Ancak şunu belirtmeliyim ki, petshoplarda satılan kuşların %90 ı 0-1 yaş arasıdır. Zaten petshoplar üreticilerden kuşları alırlar ve 15 gün içinde satamazlarsa genelde kuşlar o ortamda ölür. Ayrıca kalan %10 ise evden gelmiş kuşlardır ki onlarda 1-8 yaş arasında olur. Daha yaşlı bir kuş bulmak neredeyse imkansızdır.

Alıntı: http://www.sultanpapaganlari.com
http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-sultan-papaganlari-hakkinda-sikca-sorulan-sorular.html

09 Ocak 2012, 09:50:37
Serhat BEYAZ
Erkek sultan Papaganı Ötüşü
http://www.youtube.com/watch?v=Plso8YJRBB4&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=_UybPf9-Fk8&feature=youtu.be


Dişi Sultan Papağanı Ötüşü
http://www.youtube.com/watch?v=uFfaYua1MI8

alıntı: http://www.sultanpapaganlari.com
http://www.sultanpapaganlari.com/Konu-sultan-papagani-disi-erkek-otusu-videolu.html

23 Mart 2014, 22:54:23
    Çevrimdışı
  • Yaş: Yok
  • İleti: 1
  • KULUÇKA |KULUÇKA MAKİNESİ|SÜS TAVUKLARI| TAVUK|CİVCİV|HAKKINDA HERŞEY BURADA
iyi akşamlar. ben sultan papağanımı yeni aldım yaklaşık 1 hafta oldu ve bana alışması için elime aldım çok korktu evin içinde bir köşede duruyor kafesinden çıkardım ne yapmam lazım çok kötüyüm. ben hayvanlara dayanamıyorum canları acıyınca yada korktuklarında çok üzülüyorum şu an nefes alamıcak şekilde ağlıyorum LÜTFEN BANA YARDIM EDİN !

23 Mart 2014, 23:28:28
    Çevrimdışı
  • *
  • Yaş: 33
  • İleti: 1283
  • Dilini kaybetmiş bir millet her şeyi kaybetmiştir.
Asli hanım aramıza hoşgeldiniz. Tanışma bölümünden kendinizi tanıtararak bilgi paylaşımına devam edebilirsiniz.
Başarı azimle yapılan her işin sonucudur.
Uşak Tekstil 1980

aalsay_1980@windowslive.com

Google Reklamları

 

Benzer Konular